Akşam Gazetesi - 2007

İş Görüşmesine Gitmeden Bu Kitabı Okuyun

Bir Safın Öyküsü adlı dosyasıyla 2005 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü kazanan Mehmet Erkan, yazar kimliğinin dışında üç yıldır özel bir firmanın insan kaynakları uzmanı olarak çalışıyor. Bu zaman zarfında 2 bin kişiyle yaptığı mülakatlarda aldığı ilginç notlar da doğal olarak yeni kitabının konusunu oluşturuyor. "Mülakat Anıları: Bir Başka İnsan Kaynakları" adlı kitabında iş görüşmelerinde birebir yaşadığı deneyimleri öyküler halinde aktarıyor. Üniversite mezunu, İngilizce bilen, Kırk yaşını aşmamış, Dış görünümüne özen gösteren, Esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek, Yeni mezun başlıkları altında toplanan öyküler, okurken kimi zaman gülümsetiyor kimi zaman da düşündürüyor...

Mehmet Erkan'ın iş görüşmelerinde en çok önem verdiği şeylerin başında adayların dürüst olması geliyor... İş randevusuna giderken geç kalınıyorsa mutlaka şirketi arayarak bilgilendirilmesini öneriyor. Çünkü böyle bir durumda titiz davrananlar kazanıyor. Adayın "beni bu işe alın" fikrinden önce, kendisinin o işi isteyip istemediğini, işin onun yapısına uygun olup olmadığını sorgulaması gerekiyor. Ayrıca iyi eğitim almış olmanın, en az bir yabancı dil bilmenin ve bu gibi artıların adaylara her zaman olumlu sonuçlar getireceği düşünülmemelidir, diyor Erkan. Kitapta önem verilen bir diğer nokta ise iş arayan adayların önceki çalıştıkları şirketle ilgili olumsuz konuşmaları...

Özgeçmişin İngilizce mi yoksa Türkçe mi hazırlanmasının daha avantaj sağladığını sorduğumuzda ise Erkan'ın yanıtı kısa ve net oluyor: "İngilizce iyi bir şekilde hazırlanmış özgeçmiş, aday açısından artı puan getiriyor. Ancak bazı firmalar İngilizce bilgisini ve beklentisini biraz abartıyor. Ana dilimizle anlatamıyor muyuz kendimizi birbirimize."

Özgeçmişe fotoğraf konulup konulmaması konusunun da tartışılması gerektiğini savunan Erkan, başvuru koşulları ve pozisyonun gerekliliklerine göre fotoğrafın belirleyici olmamasından yana... Nasıl ki bütün gün iş yerinde oturacak muhasebeciden ehliyet istenmiyorsa, fotoğraf da istememeliyiz diye düşünüyor.

Soru soran kazanıyor

Kitapta hikaye anlatılıyor ve öyküden çıkan sonuçlar doğrultusunda da püf noktaları alt başlıklar halinde veriliyor. Bu da kitabı daha eğlenceli kılıyor. Görüşmelerde iş arayan adayların sorması gereken pekçok soru olduğuna dikkat çeken Erkan, "Benden bu görevdeyken istenen nedir? Yetki ve sorumluluklarım nelerdir? Bu pozisyon yeni mi oluştu, yoksa birisi işten mi ayrıldı? İşten ayrılma söz konusu ise sebebini öğrenebilir miyim? Kariyer yolum açık mı, terfi olanaklarım neler? Ücret ve sosyal haklarım neler? Bu mülakattan sonra işe alım sürecimiz nasıl işleyecek? gibi soruların cevaplarını yazarak not almalı" diyor.

Röportaj: Ekin TÜRKANTOS